Kız Kafası | Lafebesi Kitap Yorumu


"Sen isteklerini söyle gerisini bana bırak" demesiyle başlamıştı...
Ben de bir güzel sıralamıştım isteklerimi... Acaba çok şey mi istedim evrenden? Yoo, çok şey istemedim aslında... Ve böylece düştüm yollara...
Hayallerim, heveslerim, yaşadıklarım, yaşayamadıklarım, sevdiklerim, kızdıklarım, kırdıklarım ve vazgeçtiklerim...
Yazdım; çünkü ben keşkeleri hiç sevmem... Hayallerim, heveslerim, yaşadıklarım, kırdıklarım ve vazgeçtiklerim...
Taşınan bavullar, yapılan çılgınlıklar, karşılıksız aşklar, çekilen otostoplar, yaşanan gelgitler ve daha niceleri...


Uzun zamandan beri buralara kitap yorumu girmez olmuştum. Ee artık zinciri bir kıralım değil mi? Bundan sonra devamlı kitap yorumu gelecek, bilginiz olsun canlarım. 

Geçen gün bitirmiş olduğum Kız Kafası kitabının yorumu ile başlayalım o zaman. 
Konusundan kısaca söz edecek olursak; 
Asıl kızımız, #lafebesi 22 yaşında bir genç kızdır. Ankara da kazanmış olduğu bölümü istemeyerek, memleketine geri döner ve tekrar sınava girer. Bu sefer ise Kocaeli Üniversitesi Öğretmenlik kazanır fakat kızımızın hayali bu da değildir. Onun hayali İstanbul'a yakın olup, oyunculuk yapmaktır. Buna da şükür diyerek, sırf İstanbul'a yakın diye pılını pırtını toplar ve Kocaeli'ne, yurduna yerleşir. 
Üniversite hayatına başladıktan sonra kızımızın başına bir takım olaylar, deneyimler, tecrübeler, aşk acıları, sorunlu ev arkadaşları ile yaşadığı problemler gelir. Kısacası başı bir türlü beladan kurtulmaz. 


Benim yorumuma gelelim...

Ben aslında kitabı biraz Pucca serisine benzettim fakat aralarında bir fark vardı o da bu kitabın Pucca'ya göre Anadolu versiyonu olmasıydı. Pucca da sadece aşk hayatı ağır bassa da bu kitapta kızımızın genel sorunları hatta daha doğrusu ev arkadaşları ile yaşadığı bir takım sorunlar yer almaktaydı. Bahtsız kızımız tam 4 kere ev değiştirdi...

 Yalnız, söylemeden edemeyeceğim, kitapta aşırı küfür vardı. Kızımızın ağzına almadığı küfür kalmadı. Bu da beni kitaptan soğutan nedenlerin en başında geliyordu. Bence bir kitabın üslubu okuyucu için çok önemli. Bu kitapta da üsluptan eser yoktu. Üzgünüm. 



Zaten çok fazla dizüstü okuyan bir insan değilim. Hatta hiç okumam. 
Kitabı, bitirmek zorunda hissettiğim için okudum. Sırf beni #readingslump dönemimden çıkarsın diye okudum. Sağ olsun biraz uğraştırsa da çıkardı. Yani, diyeceğim o ki; okusanız da olur, okumasanız da. Kitaba puanım kesinlikle 3/5 bu puanı vermemin nedeni ise bazı bölümlerde aşka ve hayata dair güzel alıntıların olması. 








0 yorum:

Yorum Gönder