Bride of the Century #DiziÖnerisi

Herkese merhaba bu sıralar yazılar peş peşe geliyor biliyorum ama ileri ki aylarda sınav yüzünden pek zamanım olamayacağı için yazılarımı şimdi girmek istedim.

Bugün biraz kore dizilerinden, önerilerinden bahsedelim o zaman!

BRIDE OF THE CENTURY / 2014 YAPIM


Dizi Adı: Bride of the Century
Yönetmen: Yun Sang-Ho
Senarist: Baek Young Sook
Bölüm Sayısı: 20
Başrol Oyuncuları: Lee Hong Ki & Yang Jin Sung 


Dizi bir takım hizmetçinin, yeni evlenen çifti gözetleyip dedikodu yapması ile başlar. Söylentilere göre Taeyang ailesi lanetlidir ve ailenin ilk oğlunun ilk eşi evi gözetleyen hayalete kurban edilir. 
Asıl kızımızın adı Doo Rim'dir. Hasta olan büyükannesi ile küçük bir lokanta işletmektedir. Doo Rim bir inşaat alanına yemek teslim etmeye gider ve orada bulunan Jang Yi Hyun'un kafasına tuğla düşecekken kurtarır. Jang Yi Hyun, Doo Rim'i görünce şoka girer çünkü Doo Rim kız kardeşine birebir benzemektedir.






Jang Yi Hyun'un kız kardeşi ise Jang Yi Kyung ise Taeyang ailesinin varisi Kang Ju ile nişanlıdır. Kang Ju için Jang Yi Kyung sadece bir kukladır. Birbirlerini sevmezler fakat ailelerinin şirketleri için böyle bir ilişki düzeni kurulmuştur. 
Jang Yi Kyung bu ilişkiye daha fazla dayanamaz ve bir gün ortadan kaybolur. Ailesi çaresiz bir şekilde ne yapacaklarını düşünürken, Jang Yi Hyun'un aklına kız kardeşine birebir benzeyen Doo Rim gelir.
Doo Rim'e kız kardeşini bulana kadar onun yerine geçmesini talep eder ve kızımızın ihtiyacı olduğu için ona bir miktar para teklif eder.
Ve olaylar bu noktadan sonra hem romantik komedi hemde gizemli bir hale gelir.



Ben Lee Hong Ki'ye oyunculuğu daha çok yakıştırıyorum açıkcası. Tamam müzik sektöründe de namını yürüttü gitti ama oyunculuğu çok başarılı. Sadece 2-3 dizide oynaması yetmez bence daha fazla dizide yer alması gerekiyor. Ayrıca şu hareketlere bakar mısınız ya çok tatlı değil mi 😀


Bazı bölümler sizi dramdan dolayı yorsa, sıksa bile finali çok güzel ve duygusal yapan bir diziydi. 
Konusu biraz karışık gelebilir. Haklısınız iki karakter var ve ikisi de birbirine benziyor sonra nasıl oluyorda yer değiştiriyorlar diyorsunuzdur. Merak etmeyin, o kadar güzel ve komik oluyor ki olaylar.
Eğer aranızda ilk defa kore dizisi izleyecek olan varsa şiddetle tavsiye ediyorum! O kadar aşk ve gizem dolu bir dizi ki! Hem eğleneceksiniz hemde duygusallaşacaksınız. Çok seveceğinize eminim. 





Bir sonra ki #DiziÖnerisi yazımda görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın!

Sevgiler...










KARANLIK ZİHİNLER - ALEXANDRA BRACKEN | KİTAP YORUMU


Yazar: Alexandra Bracken
Kitabın Asıl Adı: The Darkest Minds 
Çeviri: Handan Sağlanmak Arlı 
Yayınevi: Parodi Yayınları
Tür: Fantastik, Distopya 


Adım Ruby.
Hepinizden farklıyım. 
aklınızın derinlerinde gezinebilir.
Anılarınızı hiç yaşamamışsınız gibi silebilirim.
Henüz on yaşındayken, Thurmond'daki bu rehabilitasyon kampına gönderildim.
Hem de kendi ailem tarafından...
Burada her adımımız izleniyor, nefes alış verişlerimiz bile...
Yalnız değilim.
Maviler... Yeşiller... Turuncular...
Sarılar ve Kırmızılar...
Karanlık Zihinler...
Ve yaşamak için saklanmak zorunda kalanlar ve kaçanlar...



Bu Distopya romanında konu biraz değişik. Aslında çok fazla Distopya okuyan birisi değilim daha çok fantastik/epik fantastik tercihim oluyor. Kitabın konusuna gelirsek; 

Dünyada sadece çocukları etkileyen bir salgın hastalık oluşuyor. Bu salgına yakalanan çocuklar ya ölüyorlar ya da özel yeteneklere sahip oluyorlar. Bu özel yetenekli çocuklar ise yetişkinler tarafından tehlike arz ediyor. Başkan Gray tarafından kurulan Psi Özel Kuvvetler, salgına kapılan çocukları ya zorla alıkoyuyor ya da ailelerinin isteği üzerine teslim ediliyor. PÖK tarafından alınan çocuklar bir çeşit rehabilitasyon görünümlü hapishaneye götürülüp, her şeyi yasaklayarak çocuklara zulüm ediyorlar diyebiliriz. Çocukları bu rehabilitasyon merkezinde bir teste sokuyorlar ve hangi renk grubuna ait olduklarını(Sarı, Mavi, Kırmızı, Turuncu, Yeşil) belirliyorlar.



Kitabın çok fazla hayranı, seveni var. Peki ben kitabı sevdim mi? Bilemiyorum. Sanırım iyi bir yorum yapabilmem için diğer kitapları da okumam lazım çünkü ben birinci kitaptan pek bir tat alamadım. Galiba bunun nedeni stresli olduğum ve yoğun olduğum bir dönemde okumam. Sanırım müsait bir anımda tekrar okuyacağım. 

 Dediğim gibi çok fazla Distopya okumadığım için kitap iyi mi kötü mü karar veremedim. Ayrıca kitapta bir kaç yazım hatası vardı ki ben bu tür durumlara biraz kıl kapıyorum. Yani en ufak şeylerde kitaptan soğuyorum. 

Karakterlere gelirsek; Ruby'i çok sevdim. Onun yavaş yavaş olgunlaşmasına şahit olmak güzel bir şey. Yaşadığı şeyler hiç kolay değil fakat Ruby güçlü durmayı başaran bir karakter. Bir de tabi Zu var. Minnak Zu. Kırılgan, narin ve yaşına göre çok fazla şey yaşamış olan küçük karakterimiz. Sizde benim gibi Zu'ya sarılmak isteyip ''Her şey yoluna girecek.'' demek isteyeceksiniz eminim ki. Chubs ve Liam ise kitaba ayrı bir renk katıyor. Liam'a aşık olmamak elde değil! Etrafında ki herkesi koruyup kollamak istiyor. Chubs ise kendine has ve komik bir karakter. Kısacası karakterler birbirinden güzel ve özgün! 

Serinin diğer kitaplarını da en kısa zamanda alıp okumak istiyorum çünkü o zaman tam anlamıyla sevmiş ve fikirlerim oturmuş olacak. Benim gibi bu seriyi en son okumayın, gidip alın hemen! 


Puanım 4/5





YOLUN SONUNDAKİ OKYANUS - NEIL GAIMAN | KİTAP YORUMU


Yazar: Neil Gaiman
Kitanın Asıl Adı: The Ocean At The End Of The Lane
Çevirmen: Zeynep Heyzen Ateş
Yayınevi: İthaki Yayınları
Dil: Türkçe 
Tür: Korku/Gerilim




Neil Gaiman, sarsıcı eseri Yolun Sonundaki Okyanus'ta insanı insan yapan tüm duyguları ortaya çıkarmakla kalmayıp, okurlarını onları çevreleyen karanlıklardan korunmaları için geçmişin sığınağına davet ediyor.

Hikaye, kahramanımızın çocukluğuna dönmesi ve evinin yanındaki gölün aslında bir Okyanus olduğunu iddia eden Lettie Hempstock'a dair anılarının canlanmasıyla başlıyor. Bu andan sonra; küçük bir çocuğun fazlasıyla ürkütücü, garip ve tehlikelerle dolu geçmişine doğru bir kapı açılıyor.

"Bir kelebeğin kanatları kadar narin ve hüzünlü. 
Karanlıktaki bir bıçak kadar 
tehditkâr ve korku verici."  



Geçen haftalarda okuyup bitirdiğim Yolun Sonundaki Okyanus kitabının yorumu ile karşınızdayııım. Bu arada bloğumun düzenlemelerini de yaptım bugün sonunda...

Kitabı nasıl anlatsam bilemiyorum çünkü ne desem spoiler oluyor.

Ne kadar çocuk kitaplarını anımsatsa da içinde korku ve gerilim barındıran bir kitaptı. Kitapta ana karakterimizin ismi verilmemişti. Tam bir kitap kurdu ve her şeyi okuyan bir karakterdi. 7 yaşında olmasına rağmen bu kadar okuma aşığı olması karaktere sempati duymamı sağladı. Özellikle Hempstock ailesi çok başkaydı. Karakterler o kadar samimi ve sıcaktı ki.

Aslında hayal edemeyeceğimiz kadar fantastik öğeler ile dolu bir kitaptı diyebiliriz Yolun Sonundaki Okyanus'a.

Hüzünlü bir anlatım hakim kitapta. O hava daha ilk sayfalarda belli edebiliyor kendini. Bu da zaten Neil Gaiman'ı farklı kılıyor. Yazarın diğer kitaplarını okumak için sabırsızlanıyorum.

Puanım: 5/5


''Hiçbir şey aynı kalmaz. İster bir saniye olsun, ister yüz yıl. Her şey devinir, dönüşür, değişir. İnsanlar da okyanuslar kadar değişkendir.''



BU YILDIZ ASLA SÖNMEYECEK | KİTAP YORUMU





"Sadece mutlu ol, mutlu olamıyorsan seni mutlu eden şeyler yap. Ya da hiçbir şey yapmadan, seni mutlu eden insanların yanında ol." -Esther Earl 



On iki yaşında tiroit kanseri olan Esther Earl son derece zeki ve yetenekli ama bir o kadar da normal bir kızdı. 2010 yılında 16 yaşına bastıktan kısa bir süre sonra hayata gözlerini yumdu fakat ölmeden önce binlerce insanın hayatına dokunmuştu. 
Kitap ise Esther'in günlükleri, öyküleri, mektupları ve çizimlerini bir araya getiriyor. Ailesi ve arkadaşları ile çektiği fotoğraflar, yazdıkları yazılar ve Esther'e ithaf ettiği Aynı Yıldızın Altında romanıyla John Green'in önsözü, küçük kızın hikayesini gözler önüne seriyor.



Öncelikle kitap yorumlayabiliceğimiz bir kitap değil. Eğer bu tarz günceleri, mektupları okumayı seviyorsanız, duygusallıktan yanaysanız okuyun derim. Hayata bakış açınız değişiyor, ailenizin değerini, sevdiklerinizin değerini anlıyorsunuz. Sebepsiz yere ufacık şeyleri dert ediyoruz halbu ki insanlar ne acılar yaşıyor. Biraz bunun farkına varmamızı sağlıyor bu tür kitaplar. Daha önce de Mavi Saçlı Kız'ı okuyup, etkisinden çıkamamıştım. Sanırım bu hikayeninde etkisinden kolay kolay çıkamayacağım. Kitaplığımın en değerlisi olarak kalacağına söz veriyorum.  #estherearl